26 Ekim 2018 Cuma

Colbertizm Nedir ?

Colbertizm, 16. ve 17. yy'larda Batı Avrupa'da ortaya çıkan ve ticari kapitalizmin ideolojisini yansıtan Merkantilist iktisat politikasının 17. yy’da Fransa’da aldığı özgün biçimdir. Kral XIV. Louis'nin maliye bakanı olan Colbert’in öğretisi ve uygulamaları üstüne temellenen Colbertizm ekonominin tüm alanlarında devletçilik, korumacılık ve müdahalecilikle klasik merkantilizmden ayrılır.
 Colbertizm ’in öncüleri Lafemas, Montchretien ve Richelieu ’dür.' Colbert’e göre bir ülkenin siyasi, iktisadi ve askeri gücü, elinde tuttuğu değerli madenlerin miktarıyla orantılıdır. Devletin görevi bu madenlerin dışsatımım azaltıp dışalımını artırarak, stoklarını çoğaltmaktır. Dış ticaret dengesinin bozulmasını önlemek için ise, sanayi hammaddeleri ve temel gereksinimler için gerekli olan malların dışında, gümrük duvarları yükseltilerek dışalım azaltılır.
Devlet ulusal bir ticaret filosu kurarak, bazı ulaşım işlerinin yabana gemilerle yapılmasını engeller; sömürgelerden elde edilen kârların ülkeye akmasını sağlar.
Devletin en önemli uğraşlarından biri de, üretimi geliştirmek, bazı malların üretimini üstlenmektir. Sanayi işletmelerine tekel ayrıcalıkları tanıyan devlet, şirketlerin çalışmalarına yön verir. Yabancı teknolojiyi ülkeye getirir ve uzmanlık okulları açar.

Colbertizm’de, tarımın önemi ikincildir. Tarımsal ürünler içinde yalnızca keten, kenevir, ipek, yün, çivit ve kök boya gibi, ya işgücünün değerini ucuzlatan, ya da dokuma sanayiine hammadde sağlayan ürünler desteklenir. Bunun yanı sıra, tahıl dışalımını kolaylaştırıcı, dışsatımını engelleyici dış ticaret uygulamalarıyla, sanayi işgücünün maliyeti düşürülmeye çalışılır. Bu uygulamalar, Fransa’da kapitalizmin gelişmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını ve devletin koruyucu gucii altındaki ticaret ve sanayi sermayesinin güçlenmesini sağlamıştır.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , ,

1929 Dünya İktisadi Bunalımı


1929 Dünya İktisadi Bunalımı

Ekim 1929’da New York borsasının çökmesiyle başlayan Büyük Dünya Bunalımı, tüm dünyada 1933’e değin yoğun bir biçimde yaşanmış, bu tarihten sonra silahlanma yarışına koşut olarak, gelişmiş ülke ekonomileri yavaş yavaş canlanmaya başlamıştır. 20.yy’ın ilk dünya çapındaki bunalımı olan 1929 Bunalımı’nda yalmzca gelişmiş ülkelerde 50 milyon kişi işsiz kalmış, iflaslar, dünya üretim ve ticaretindeki düşüşler o zamana değin görülmemiş boyutlarda olmuştur. Avrupa’da Faşizmin, dünyada Militarizmin yükselişi, Dünya Bunalımı’nın yarattığı koşullarda gerçekleşmiştir.

ABD’de başlayan ve Ekim 1929’da New York borsasının çöküşüyle simgeleştirilen bu bunalımın tohumları "canlanma dönemi” olarak adlandmlan 1924-1929 arasında atılmıştı. I.Dünya Savaşı ’ndan sonra dünya ekonomisindeki iktisadi etkinlikler, ABD ekonomisine ve parasal politikasına bağımlı duruma gelmişti. "Neşeli 1920’ler" olarak anılan dönemde, ABD ekonomisinde, otomobil, elektrikli mallar ve petrol gibi yeni sanayilere yapılan yatmmlar büyük bir canlılık doğurmuş, büyük kâr beklentileri, hisse senetleri alım satımının yoğunlaşmasına ve bunların fiyatlarının hızla yükselmesine yol açarak, aynı zamanda spekülatif yatırım ve alım satımları çok çekici bir alan durumuna getirmişti.

Bu dönemde ilk bunalım belirtileri tarımsal üretim alanında görülmeye başlandı. I.Dünya Savaşı nedeniyle tüm ülkeler tarımsal üretim kapasitelerini artırmışlardı. Savaştan sonra, talebe göre bir dünya tarımsal üretim fazlasının ortaya çıkmasıyla birlikte 1920’lerin ortalarından başlayarak tanm ürünleri fiyatları düşmeye başladı. Hem gelişmiş, hem de gerikalmış ülkelerin tarım kesimlerindeki üreticilerin gelirlerindeki düşüş, bunların sanayi kesiminin mallanna olan talebini de düşürdü. Dünya üretim kapasitesi ve üretimi artmıştı, ancak bu fazla üretim, tarımsal bunalım, yüksek gümrük duvarları, adaletsiz gelir dağılımı ve özellikle ABD’nin güttüğü parasal politika nedeniyle, dünya çapında satılamıyor, tüketilemiyordu.

ABD ağır tazminatlar ödemek durumunda kalan yenik devletlere, 1924 Dawes Planı’yla büyük krediler açmaya başlayınca başta Almanya olmak üzere, bu ülkeler üretimlerini artırıp, tazminat ve borçlanm ABD’ye mal olarak ödemek istediklerinde, ABD kendi pazarını korumak amacıyla buna yanaşmadı. Dolayısıyla yeterince ihracat yapamayan yenik devletler borçlarını ödeyemez duruma geldiler.

19.yy’da İngiltere’nin dünya ekonomisinde oynadığı rolü, I.Dünya Savaşı’ndan sonra üstlenen ABD, İngiltere’nin güttüğü parasal politikadan farklı olarak, hem dünya ülkelerine kredi açıyor, hem de ihracat fazlası politikası güderek, diğer ülkelerin ABD’ye olan borçlarını ödemesini olanaksız kılıyordu. 1928’de ABD' nin Avrupa’ya açtığı kredilerin kesintiye uğraması ve geri çekilmeye başlanmasıyla birlikte, ekonomileri büyük ölçüde bu kredilere dayanan Avrupa ülkelerinin ekonomileri bunaltma girmeye başladı. Bunun üstüne ABD’deki 1929 Bunalımı da eklenince, tüm dünya ülkelerinde doğrudan ABD ekonomisine ve iktisat politikalarına bağlı olarak bunalım daha da derinleşti.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , ,