7 Kasım 2018 Çarşamba

Fizik Felsefesi Nedir ?

Fizik Felsefesi Nedir ?

Fizik Felsefesi modern fiziğin kavramsal ve yorumsal konularını ele alır ve genellikle belirli teorik fizikçiler tarafından yapılan araştırmalarla örtüşür. Fizik felsefesi çok geniş bir şekilde üç ana alana ayrılabilir:

Kuantum mekaniğinin yorumları: Ölçüm sorununa yeterli tepki verme konusuyla ilgili konularda ve teorinin gerçeklik hakkında ne söylediğini anlamak.
Uzayın ve zamanın doğası: Uzay ve zaman maddeleridir veya tamamen ilişkisel midir? Eşzamanlılık konvansiyonel mi yoksa yalnızca akraba mı? Zamansal asimetri, termodinamik asimetriye tamamen indirgenebilir mi?
Kuramsal-İorlararası ilişkiler: termodinamik ve istatistiksel mekanik gibi çeşitli fizik kuramları arasındaki ilişki. Bu, bilimsel indirgeme ile çakışıyor.
Uzay ve zaman felsefesi

Uzayın ve zamanın (veya uzay-zamanın) varlığı ve doğası fizik felsefesinin temel konularındandır.

Uzay, fizikteki az sayıdaki temel niceliklerden biridir; diğer niceliklerle tanımlanamayacağı anlamına gelmektedir çünkü şu an bilinen başka bir şey yoktur. Böylece, diğer temel miktarların (zaman ve kütle gibi) tanımlanmasına benzer şekilde, alan ölçme yoluyla tanımlanır. Şu anda, standart bir metre veya basitçe sayaç olarak adlandırılan standart boşluk aralığı, bir saniyenin 1/299792458'lik bir zaman aralığı boyunca bir vakumda ışığın mesafesi olarak tanımlanmaktadır.

Klasik fizikte, uzay üç boyutlu Öklid uzayı olup, herhangi bir konum üç koordinat kullanılarak tanımlanabilir ve zamanla parametrelendirilebilir. Özel ve genel görelilik, üç boyutlu uzaydan ziyade dört boyutlu uzamsal zamanı kullanır; ve şu an dörtten fazla mekânsal boyut kullanan birçok spekülatif teori var.

Fizikte zaman
Birçok felsefe içinde zaman, değişim olarak görülür.

Zaman genellikle basit bir nicelik olarak düşünülür (diğer niceliklerde tanımlanamayan bir niceliktir), çünkü zaman basitçe basit bir kavram gibi görünür; böylelikle onu daha basit bir şey olarak tanımlayamazsınız. Bununla birlikte, döngüsel kuantum çekim gücü gibi bazı teoriler, uzay zamanının ortaya çıktığı iddiasındadır. Döngü kuantum çekirdeğinin kurucularından Carlo Rovelli'nin söylediği gibi: "Uzayda artık alan yok: yalnızca tarlalarda alanlar" Zaman, ölçüm vasıtasıyla standart zaman aralığı ile tanımlanır. Günümüzde, standart zaman aralığı ("konvansiyonel ikinci" veya basitçe "ikinci"), 133 sezyum atomunda aşırı ince bir geçişin 9,192,631,770 salınımları olarak tanımlanmaktadır. (ISO 31-1). Yukarıdaki tanımdan ne zaman çıkıyor ve nasıl çalışıyor. Zaman sonra hız, momentum, enerji ve alanlar gibi kavramları tanımlamak için alan ve kütlenin temel nicelikleri ile matematiksel olarak birleştirilebilir.

Hem Newton hem Galileo hem de 20. yüzyıla kadar insanların çoğunun her yerde herkes için aynı olduğunu düşünüyordu. Çağdaş modern zaman anlayışı, Einstein'ın görelilik kuramı ve Minkowski'nin uzay zamanı üzerine kuruludur; burada, zamanların farklı atalet referans çerçevelerinde farklı şekilde uzadığı ve uzay ve zaman uzay zamanına birleştirilir. Teorik olarak en küçük zaman, Planck zamanının sırası ile, zaman nicelleştirilebilir. Einstein'ın genel göreliliği ve ışığın uzaktaki galaksilerin uzaklaşmasından kırmızıya kayması, tüm Evrenin ve muhtemelen uzay zamanının büyük patlamada yaklaşık 13.8 milyar yıl önce başladığına işaret eder. Einstein'ın özel görelilik teorisi, çoğunlukla (evrensel değil), zamanın referans-çerçevesine bağımlılığı, ayrıcalıklı bir anı düşüncesine izin vermediği için, metafiziksel olarak bugün için özel olan bir şeyin var olduğu teorileri çok daha az akla yatkındır görünüyor.

Zaman Yolculuğu

Özellikle özel ve genel görelilik gibi bazı kuramlar, uzay zamanının uygun geometrilerinin ya da uzayda belirli hareket türlerinin geçmişe ve geleceğe zaman yolculuğuna izin verebileceğini önermektedir. Bu anlayışa yardımcı olan kavramlar kapalı timelike eğrisini içerir.

Albert Einstein'ın görelilik teorisi (ve genel teori), zaman yolculuğu olarak yorumlanabilecek zaman dilimlenmesini öngörür. Teori, durağan bir gözlemciye göre daha hızlı hareket eden cisimler için daha yavaş geçtiği göründüğünü belirtiyor: Örneğin, hareketli bir saat yavaş çalışıyor gibi görünüyor; Bir saat ışığın hızına yaklaştığında elleri neredeyse duracak gibi görünecektir. Bu türden zaman genişlemesinin etkileri popüler "ikiz paradoks" da daha ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Bu sonuçlar deneysel olarak gözlemlenebilir ve günlük yaşamda kullanılan GPS uydularının ve diğer ileri teknoloji sistemlerin çalışmasını etkiler.

İkinci, benzer bir tür zaman yolculuğu, genel görelilik tarafından izin verilir. Bu türden bir uzaktaki gözlemci, derin bir yerçekimi kuyusunun en altındaki bir saat için daha yavaş geçen zamanı görür ve derin bir yerçekimine indirilen ve geriye çekilen bir saat, kalmış durağan bir saate kıyasla daha az zaman geçtiğini gösterecektir uzak gözlemciyle.

Bu etkiler, hazırda bekletme veya canlı nesnelerin soğuması (konudaki kimyasal süreçlerin hızlarını yavaşlatan) bir dereceye kadar neredeyse süresiz olarak hayatlarını askıya alıyor ve böylece geleceğe doğru "zaman yolculuğu" yapıyor ancak geriye asla dönüşmüyor. Nedensellik kurallarını ihlal etmezler. Bu, bilim kurguda (nedenselliğin istendiği zaman ihlal edildiği) "zaman yolculuğu" nın tipik özelliği değildir ve varlığını kuşatan kuşku yoktur. "Zaman yolculuğu" bundan böyle, uygun bir zamanın geçmişine veya geleceğine bir ölçüde özgürlük ile seyahat etmeyi ifade edecektir.

Bilim dünyasındaki pek çok kişi, nedensellik yani neden ve sonuç mantığını ihlal ettiğinden geri zaman yolculuğunun son derece düşük olasılığına inanıyor. Örneğin, zamanında dönüp kendinizi hayatınızın erken bir safhasında (veya büyükbabanın paradoksuna dönüşen dedesi) öldürmeye kalkışırsanız ne olur? Stephen Hawking bir zamanlar, geleceğin turistlerin yokluğunun, zaman yolculuğu varlığına karşı güçlü bir argüman teşkil ettiğini ileri sürdü: Fermi paradoksunun bir varyantı, uzaylı ziyaretçileri yerine zaman yolcuları ile.

Etiketler: , , , , , ,

17 Ekim 2018 Çarşamba

Thales Kimdir ?


Miletli Thales (Θαλῆς ὁ Μιλήσιος, d. M.Ö. 624 – ö. M.Ö. 546), Sokrates öncesi dönemde yaşamış olan Anadolulu bir filozoftur. İlk filozof olduğu için felsefenin ve bilimin öncüsü olarak adlandırılır. Eski Yunan'ın Yedi Bilgelerinin ilkidir. Birçok kişi tarafından felsefe ve bilimin kurucusu olarak düşünülür. Elimize ulaşmış hiçbir metni yoktur. Yaşadığı döneme ait kaynaklarda da adına rastlanamaz ancak hakkındaki bilgiler Herodot ve Diogenes Laertios gibi antik yazarlardan edinilir. Bertrand Russell'e göre Felsefe Thales'le başlamıştır.

Aristo bu fizikçilerin ilki olarak Milet'li Thales'ten söz eder. Eski bir İonia kolonisi olan Milet, Batı Anadolu kıyılarının zengin bir ticaret kentidir. Bir söylentiye göre Thales M.Ö. 585 yılında güneşin tutulacağını önceden haber vermiş. Eğer söylenti doğru ise, Thales'in düşünüş biçimiyle ilgili bir kaynak bazı geometri konularını Thales'in bulmuş olduğunu haber verir. Bu söylenti, bizi Thales'in Mısırlıların geometrisini bildiği ve belki de Mısır'da bulunduğu düşüncesine götürüyor.

Tüm bu bildirilenlere inanmak gerekirse; Thales'i, pek çok geziler yapmış ve bu gezileri rastgele değil de bilgi edinmek için yapmış bir insan olarak benimsemek gerekir. Belki de bu gezilerinde Thales, zamanının iki büyük bilim merkezine, yani geometrinin vatanı olan Mısır'a ve zengin astronomi gözlemleri olan Babil'e de gezi yapmış olabilir. Mısırlıların geometrisi ile Babillilerin astronomisi, Yunanlıların eski Doğu kültüründen miras olarak aldığı iki önemli bilimdir. Yunan düşüncesinin gelişmesinde bu iki bilimin çok büyük etkisi vardır.

Thales'in felsefesi ile ilgili olarak Aristo tek bir yargıdan söz eder: "Herşeyin kaynağı su'dur." Bir başka deyişle: Herşey ıslak bir maddeden çıkmıştır. Thales acaba bu yargıya nasıl ulaşmıştır? Aristo bu konuda bazı tahminlerde bulunuyor. Çünkü o Thales'in yapıtlarını kendisi görmüş değildi. Aristo'nun tahminine göre Thales bu tezini doğanın gözlemlerinden çıkarmış olsa gerekir.

Aristo'nun bu tahmini büsbütün yanlış sayılmaz. Çünkü Thales, büyük bir olasılıkla, Mısır'da bulunmuştur. Mısır'daki tüm yaşam, bilineceği gibi, her yıl yinelenen Nil'in taşkınlarından etkileniyordu. Belki de Thales Nil'in taşkınlarından sonra bitki ve hayvan yaşamlarının nasıl birdenbire fışkırdığına kendisi tanık olmuştur. İşte bu gözlemdir ki Thales'e suyun yaratıcılığını ilham etmiş olabilir.

Ayrıca Thales'in kendisi de bir sahil kenti olan Milet'lidir. Bu ve benzeri tezlerin eski dönemlerden beri var olduğunu da dikkate almak zorundayız. Nitekim Homer, herşeyin temelinde okyanusun bulunduğunu savunuyordu. Başlangıçta yalnız su vardı, karalar sonradan oluşmuştur. İşte eskiden beri var olan bu düşüncelere, Mısır'daki gözlemlerini de eklersek Thales'in herşeyin aslının "su" olduğu tezine nasıl ulaştığını anlamak daha bir kolaylaşır.
Burada şu noktaya dikkat etmelidir: Thales tüm varlığı, temel görevini üstlenen tek bir temel unsura "Arche"ye, yani suya dayandırmaktadır. Bu temel unsur yalnızca herşeyin başlangıcında bulunmaz, aynı zamanda tüm varlıkları da oluşturur.

Thales'e göre herşeyin başlangıcı belirli bir unsurdur. Gerek sonraları ve gerekse günümüzde bu madde, bu unsur, edilgen birşey olarak anlaşılmaktadır. Edilgen maddenin karşıtı olan etken maddeyi, "canlı" olarak benimseyebiliriz. Ancak Thales için maddenin karşısına konacak başka birşey yoktur. Çünkü ona göre, maddenin kendisi, doğal olarak canlıdır. Nasıl canlı bir varlık hareket eder ve biçimini değiştirirse, canlı olan bu madde de hareket eder ve değişim halinde bulunur.

Bunun içindir ki Thales: "Nasıl oluyor da sudan tüm varlıklar meydana gelebiliyor?" sorusunu sorma gereksinimi duymaz. Çünkü temel olan unsur "su"dur ve de su canlıdır. Her canlı gibi o da öteki varlıkları kendisinden yaratmak gücüne sahiptir. Daha sonraları bu maddeyi canlı ve yaratıcı var sayma görüşüne "Hylozoizm" denmiştir. Aristo'nun aktardığına göre bu görüş, aynı zamanda, her şeyde Tanrıların gizli olduğuna da inanır. Yani herşey Tanrılarla dolu demek, herşey canlı demek oluyor.

Thales'de farklı olan şey; birtakım gözlem ve düşüncelere dayanarak evrenin kaynağını açıklamak için, bir denemeye girişmiş olmasıdır. Bu açıklama, suyun organik yaşam için gerekliliğiyle ilgili gözlem ve deneylere dayanır. Bu dönemde yapılan gözlemlerden başka, Thales'in kendine ait, tümüyle teorik olan düşüncelerivardır.

Bu teorik görüşler, evrenin bir başlangıcı olması gerektiği düşüncesinden hareketle: "Hiçten hiçbir şey mey dana gelmez "kuramına dayanır. Hiçten hiçbir şey meydana gelmeyeceğine göre bu evrenin başlangıcında yaratıcı bir varlığın bulunması gerekir.

Thales'in evrenin oluşumu ile ilgili başlıca görüşleri bunlardır. Onun bu görüşlerini bir yana bırakırsak, Thales'in evren düşüncesi eski şairlerinkinden pek farklı değildir. Thales'te de, aynı eski şairler gibi, evreni bir okyanusun kapladığı ve dünyanın bu okyanus ortasında düz bir tekerlek (kurs) gibi yüzdüğü görüşü, güçlü bir olasılık olarak vardır.
Teorileri

Thales’den, önce Yunanlılar doğayı ve dünyanın temel maddesini; mitoloji, Tanrılar ve kahramanlarla açıklıyorlardı. Yeryüzündeki doğa olayları, (depremler, rüzgar, vb.) tanrılarla bağdaştırılıyordu.

Thales hem suyu ana madde olarak düşünmesi hem de doğayı olguları birleştirerek açıklamaya çalışması bakımından önemli olmuştur. Doğa olayların nedenlerini insan biçimli Tanrılardan çok doğanın içinde aramıştır. Mitolojik açıklamalar ile ussal açıklamalar arasında bir köprü kurmuştur. Thales'den sonra öğrencileri Anaksimandros ve Anaksimenes de aynı çizgide ilerlemiştir.
Astronomi
Herodot'a ve Eudemos'a göre (28 Mayıs M.Ö. 585'te gerçekleştiği kabul edilen) Güneş tutulmasını önceden hesaplayıp haber vermiştir. Astronomi ile uğraşan ve gün dönümlerini önceden hesaplayan biri olarak ilk astronom olmuştur. Ayın son gününe 30. gün adını o vermiştir. Yılın içindeki mevsimleri de o bulmuş, bir yılı 365 güne bölmüştür. Gölgemizin bizimle aynı uzunlukta olduğu zamanı gözleyerek, piramitleri gölgelerine bakarak ölçmüştür. Aynı zamanda Nil nehrinin yükselmesinin rüzgara bağlı olduğunu bulmuştur (Etesios rüzgarları nehrin tersine eserek onun denize dökülmesini engelliyorlarmış ve sular da taşıyormuş.)
Matematik-geometri
Matematik alanında çığırlar açmış birisidir. Eski Yunan bilginlerinden Kallimakhos'un aktardığı bir düşünceye göre denizcilere kuzey takım yıldızlarından Büyükayı yerine Küçükayı'ya bakarak yön bulmalarını öğütlemiştir. Aynı zamanda Mısırlılardan geometriyi öğrenip Yunanlılara tanıtmıştır. Bulduğu bazı geometri teoremleri şunlardır:

* Çap çemberi iki eşit parçaya böler.
* Bir ikizkenar üçgenin taban açıları birbirine eşittir.
* Paralel iki doğrunun kesişme noktasındaki ters açılar birbirine eşittir.
* Köşesi çember üzerinde olan ve çapı gören açı, dik açıdır.
* Tabanı ve buna komşu iki açısı verilen üçgen çizilebilir.
* Genelleştirilmiş 1959 Thales teoremine göre,E noktası AC doğru çizgisi üzerinde olmasa,içerde veya dışarda olsa bile CB/BA=(AB^t-BD^t)^(1/t)/ED vardır.(t=1) hali bilinen klasik Thales teoremidir.

Etiketler: , , , , , , ,